spor-haber

baküdeki anıtta türk bayrakları indirildi

17/10/2009 · Kategori: HABER

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'deki bir anıtta Türkiye bayrakları indirildi. İktidarı suçlayan Azeri muhalefeti ise olaya tepki gösterdi.


Azerbaycan'ın başkenti Bakü'yü 1918 yılında Ermeni-Bolşevik işkalinden kurtarırken şehit düşen Türk İslam ordusu askerlerinin anısına dikilen anıttaki bayrakların inmesi muhalefet partilerinin tepkisine yol açtı.

Azerbaycan parlamentosu yakınlarında bulunan mozolenin bayraksız görüntülerini yayımlayan yerel ‘ANS' televizyonu yönetimden bu konuda hiçbir açıklama gelmediğine dikkat çekerek, kararın anıtın hemen yanıbaşındaki meydanda süren tamirat çalışmaları nedeniyle verilmiş olabileceğini kaydetti.

 

Muhalif Müsavat partisi ise Türk bayraklarının çıkarılması olayını kınayarak, "Bakü yönetiminin bu adımı sadece Ankara hükumetine karşı değil, tüm Türkiye'ye yönelik bir faaliyetdir. İkili ilişkilerdeki gerginlik bile bu denli ciddi siyasi hataların yapılması için neden olamaz" açıklamasında bulundu.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

petrolfiyatları rekor kırdı

17/10/2009 · Kategori: HABER

Petrol yılın rekor seviyelerini test ediyor.


Dolardaki değer kaybı alternatif yatırımlara yönelik risk iştahını artırırken petrol fiyatlarını son bir yılın en yüksek seviyesi olan 78 dolara çıkardı.

İŞTE PETROL FİYATLARININ 2008'DEN BU YANA SEYRİ

New York Borsası'nda işlem gören Kasım teslimli ham petrolün varil fiyatı Asya'daki işlemlerde 78.17 doları görerek 14 Ekim 2008'den beri en yüksek seviyeye çıktı.

Petrol daha sonra kar satışları ile karşılaşarak bu fiyattan 77 dolar seviyelerine geriledi. Londra Borsası'nda işlem gören Aralık teslimli Brent tipi petrolün varil fiyatı ise Cuma sabahı 75.83 seviyelerinden işlem gördü.

80 DOLAR DENENEBİLİR

Petrol fiyatlarındaki gelişmeleri AFP'ye değerlendiren Sucden Financial Research uzmanı Nimit Khamar şu ifadeleri kullandı:

"Son dönemde [petrol fiyatlarındaki] artış oldukça etkileyici ve piyasalar 80 doların üzerini deneyebilir ancak bize göre gelecek haftaki en olası senaryo düzeltme hareketi ile fiyatların 75 dolar, hatta 70 dolar seviyesine geri döneceği yönünde, çünkü temel petrol göstergeleri hala iyi durumda değil, küresel stoklar yüksek ve talepteki toparlanma tatmin edici olmaktan uzak."

ABD'de Perşembe günü gelen verilere göre ülkedeki benzin stokları 5.2 milyon varil azaldı. Uzmanlar bu dönemde stokların 700 bin varil artmasını bekliyordu. Uzmanlar benzin stoklarındaki azalmanın talebin artışını, arzın azaldığını gösterdiğini ve fiyatlarda yukarı yönlü bir hareketi tetiklediğini belirtiyor.

ABD'de ham petrol rezervleri geçen hafta da birçok uzmanın beklentisi olan 600 bin varil yerine 400 bin varil artış göstermişti.

Petrolün varil fiyatı küresel kriz ile birlikte Temmuz 2008'de gördüğü 147 dolar seviyesinden düşmeye başlayarak aynı yılın Aralık ayında 32 dolara kadar gerilemişti. Bu seviyeden sonra ise fiyatlar toparlanma beklentisi ile yükselmeye başlamıştı.

Petrol İhraç eden Ülkeler Örgütü (OPEC) aylık olarak yayınladığı ve sonuncusunu bu hafta açıkladığı raporunda küresel petrol talebinin 2009 yılında azalacağını ancak 2010 yılında yeniden yükseleceğini belirtmişti.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

mhp siz olmaz

17/10/2009 · Kategori: SIYASET

Tercüman yazarı Sırrı Yüksel Cebeci, dünkü yazısında Kürt Açılımı'nı ve MHP'yi yazdı.


MHP'siz olmaz

DİYELİM ki Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, CHP lideri, DTP eşbaşkanı, sivil toplum kuruluşları kafa kafaya verdiler, konuştular, tartıştılar ve sonunda bir karara vardılar.

Verilen karar, bir avuç bölücü istiyor diye, Kürtlere özerklik tanınması olabilir.
Hatta, "Kürtler, bağımsız devlet kursun" kararına bile varılabilir.

Üniter devletten vazgeçilmesinde, ülkenin bölünmesinde bir beis görülmeyebilir.
Madem "Her türlü bedeli ödemeye hazırız" ya da "Sonuna kadar gideceğiz" deniliyor; yandaş medya da, cesur kararlar alması için siyasi iradeyi sürekli sıkıştırıyor ya da tahrik ediyor, öyleyse her şey olabilir.

Sayın Cumhurbaşkanı, "Devletin zirvesinde hiçbir dönemde olmayan mutabakat olduğunu" söylemiş ve bunu "Tarihi fırsat" olarak değerlendirmemiş miydi?

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "İhtiyaç duyarsak açılımı referanduma götürebiliriz" deyince; Sayın Başbakan, "Bunun referandumu olmaz" şeklinde itiraz etmemiş miydi?
Demek ki, kısa ve orta vadeli alıştırma kararlarıyla, uzun vadede radikal kararlar gündeme gelebilir.
Peki, bu radikal kararlar MHP'ye rağmen alınabilir ve hayata geçirilebilir mi?
MHP'siz bir mutabakata "Toplumsal mutabakat" denebilir mi?
Bu partinin 2007 seçimlerinde aldığı 5 milyondan fazla oyu yok mu sayacağız?

*

Elbette bir ihtimalden söz ediyoruz. Gerçekleşmemesini dilediğimiz bir ihtimalden...
Ancak, "Asker, siyasi iradeye müdahale etmesin" ve "Asker konuşmasın" baskılarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri pasifize edilmeye çalışıldığına, "Halkın iradesinin üstünde güç yoktur" söylemine çok sık ve maksatlı vurgu yapıldığına göre, sayısal üstünlüğe dayanılarak, her türlü çılgınlığın göze alınması ihtimali yok mudur?
Vardır.

Sürekli el enselerle sersemleştirilen Deniz Baykal da teslim alınırsa, MHP yalnız kalacak demektir.
MHP'nin yalnızlaştırılması, MHP dışındakilere istediklerini yapma hakkı doğurur mu?
Radikal kararlarınızı açıkladığınız anda, MHP'nin oyları yüzde 40'ın üzerine çıkarsa -ki böyle bir ihtimal var- eliniz kolunuz bağlanmayacak mı?
Yoksa, "2007 seçimlerinde yüzde 46 oy aldık, yolumuza devam edeceğiz" mi diyeceksiniz?
Şu andaki oyunuz yüzde kaç?

*

Referandum yani halk yok, MHP yok, TSK yok...
Ne kaldı geriye?
"Toplumsal mutabakat" dediğiniz bu mu?
Demokrasinin gereği olarak, ya MHP'nin varlığını içinize sindirip, sesine kulak vereceksiniz, ya da çıktığınız bu yoldan döneceksiniz.
Başka çareniz yok.
Çünkü MHP'siz olmaz.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

erdoğandan ülkücüye saldırı pkk lıya vefa

8/10/2009 · Kategori: SIYASET

Cemaat liderleri "ABD'nin Irak'ta savaşan askerlerinin en az zayiatla ülkelerine en az zamanda dönmeleri temennisi ile duacıyız" diyen Erdoğan'a hizmetkârlık yapmakla meşgullerdir.


ÜLKÜCÜYE SALDIRI, PKK'LIYA VEFA

Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi Ankara'nın göbeğinde de bölücüler (AB)(D)ullah Öcalan posterleri ile şov yapıyor ama Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan onlarla mücadele etmesi gerekirken, Ülkücülerin şehit cenazelerinde "Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez" sloganları atmasını kendine en büyük mesele yapıyor.

Recep Tayyip Erdoğan'ın DTP kongrelerinde ve mitinglerinde atılan bölücü sloganlar ve açmış oldukları paçavralarla ilgili bir eleştiri demecini duyan var mı?

Duymak mümkün değildir. Çünkü tek ölçüsü PKK'ya hizmet olan DTP'nin, AKP'nin siyasi yavrusu olduğu yönünde yaygın bir kanaat vardır. Aynı kavramları kullanmaları, etnik ırkçılığı körükleyen birçok ortak düşünceleri paylaşmaları, bu kanaatin oluşmasını sağlamıştır.

Recep Tayyip Erdoğan, AKP'nin 3.olağan kongresinde hamaset ve saldırı yüklü konuşmasında şehit cenazeleri için "Provokasyonları kim niçin yapıyor milletimiz biliyor. Cenazelerde slogan olmaz, bağırıp çağrılmaz tekbir bile getirmez. Onlar bakıyorsunuz oradan siyasi rant peşine düşüyorlar. Onlar cenaze namazına da durmazlar. Bırak slogan atmayı... Bütün yaşananları sabırla karsıladık." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak, Ülkücülere saldırarak aklınca dini fetvalar vermeye kalkıyor ve AKP'nin zor durumda kaldığı şehit cenazelerini gölgelemeye çalışıyor. O yüzden AKP artık şehit cenazelerine vatandaşı almıyor, en son Kocatepe Camisinden olduğu gibi. AKP öyle zıvanadan çıktı ki, Türk'ün şehidine sahip çıkmasını bile engelliyor ve "Kelle" diyerek aşağılamaya çalıştığı şehitlerimizi "Gariban cenazeleri" hale getirmeye çalışıyor.

Kürt açılımında kolkola yürüdükleri PKK'nın siyasi uzantısı DTP'lilerin hafta sonu gerçekleşen kongrelerinde teröristler ellerinde Apo posterleri ile cirit attılar, herhangi bir AKP'li yönetici ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan bu konu ile ilgili açıklama duyamadık... Onlar için varsa yoksa MHP ve Lideri Devlet Bahçeli'yi eleştirmek...

MHP Lideri Devlet Bahçeli'yi eleştirdikleri kadar (AB)(D)ullah Öcalan'ı, Ahmet Türk'ü eleştirdikleri, Ülkücüleri eleştirdikleri kadar PKK'lıları eleştirdikleri görülmemiştir.

Herşey bu kadar nettir.

Ortadoğu Bölgesinde Hıristiyan ve Yahudi projelerin hedefe ulaşmasına taşeronluk yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ülkücülerin kıldığı namaz hakkında da yorum yaparak, ne kadar komik duruma düştüğünü herhalde anlayamıyor. Aslında Tayyip Erdoğan haklı. Ülkücüler kendisi gibi, bando-mızıka takımıyla, gazeteciler ordusuyla namaza gitmiyorlar. Ülkücüler namazı sadece Allah rızası için kılıyorlar.
Tayyip Erdoğan'ın kimin rızası için kıldığı da belli. Kabe'si Brüksel-Washington olanlardan ülkücüleri anlamasını bekleyemeyiz tabi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu saldırılarına hak ettiği cevabı MHP Lideri Devlet Bahçeli "Şehit cenazelerine sahip çıkan Ülkücü Hareketi, ‘cenaze namazını dahi kılmasını bilmiyor' diye aşağılamayacaksın. Sen kimsin, kendini nereye koyuyorsun? Hiç mi yanında ulemadan kimse yok? ‘Ne yapıyorsun Sayın Başkan, sen çıldırmışın' diyen bir ulema yok mu bu memlekette? Nerede bu cemaat liderleri, nerede bu tarikat şeyhleri? İslamı bilmeyen, İslamı alet ve istismar edene niye bir görev sorumluluğu içerisinde gerekli uyarıyı yapmıyorsunuz?" cümleleri ile vermiştir.

Sayın Bahçeli'nin aradığı cemaat liderleri, tarikat şeyhleri Haçlı Cübbe giyen, Yahudi Cesaret ödülü alan, Peygamberimize aşağılık bir şekilde hakaretler eden Papa'yı uçağın kapısında karşılayan, İslam ülkelerini vatansız bırakma projesi olan BOP'da "eşbaşkanlık" yapan ve 1 milyonu aşkın Müslüman'ı Irak işgalinde vahşice şehit eden ABD askerlerine "ABD'nin Irak'ta savaşan kahraman bay ve bayan askerlerin en az zayiatla ülkelerine mümkün olan en az zamanda dönmeleri temennisi ile duacıyız" şeklinde mektuplar yazan Recep Tayyip Erdoğan'ın partisi AKP'ye hizmetkârlık yapmakla meşgullerdir. Onlar Recep Tayyip Erdoğan'ı düzeltmeden önce kendileri düzelmeye muhtaç durumdadır.

O yüzden aranan adreste İslamı gerçek manası ile özümsemiş ve ölçülere uygun bir şekilde yaşayan tarikat şeyhi, cemaat lideri bulmak bu devirde en zor şey olsa gerek... AKP, ABD ve AB'nin ağzına bakıyor, o tarikat şeyleri, cemaat liderleri de AKP'nin ağzına...

İslama en büyük ihanetleri gerçekleştiren AKP'ye destek veren cemaat liderleri, tarikat şeyhleri önce kendi imanlarını gözden geçirmeli ki, sonra Recep Tayyip Erdoğan'a akıl ve yön vermeye çalışsınlar...

AKP kongresinde, konuşmasının her bölümünde Ülkücülere saldırıp,"Vallah ben Apo'yu özledim. Dostlar ben Apo'yu özledim" şarkıları ile PKK'lılara (AB)(D)ullah Öcalan posterleri önünde konser veren PKK'lı Ahmet Kaya'ya "'Hoşçakalın İki Gözüm' diyen Ahmet Kaya'ya vefa göstermeyen Türkiye'nin şarkıları eksik kalır." diyen Recep Tayyip Erdoğan zaten kime yakın olduğunu kendisi göstermektedir.

Her fırsatta Ülkücülere saldıran, PKK'lılara vefa çağrısı yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'nin en büyük ayıbıdır.

Ülkücülerin namazı, sloganı ile uğraşmak yerine PKK ile mücadele etmesi gereken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a artık Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı olduğunu birileri hatırlatmalıdır.

Bunu hatırlatmayı yapacak tek irade de Türk milletidir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

fenere geri dönüyolar

8/10/2009 · Kategori: SPOR

TFF kayıtlarına göre Ankaraspor'a kayıtlı görünen oyuncular için ilk adımı Fenerbahçe attı.08/10/09 10:32Ankaraspor’un oyuncularına verilen 15 günlük ek süre, transferi yeniden gündeme taşıdı. Sarı Lacivertli ekibin, Özer Hurmacı transferi sırasında Ankaraspor’a verilen 2 oyuncusu Özgür Çek ve İlhan Parlak’ı geri alacağı ortaya çıktı.

Ankaraspor’un kadrosundaki oyunculardan büyük bölümünün, Ankaragücü tarafından seçileceği ve sarı-lacivertli ekibe geçeceği kulislerdeki ilk iddia. Ancak Ankaragücü’nün de kadrosunda 8 yabancı olduğu düşünüldüğünde; Senecky, Neca, Tita,Weeks, Brabec, Konate gibi isimlerin kontenjanı müsait olan Süper Lig kulüplerine geçişi en yakın çözüm olarak görünüyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::